
Mehmet İNAN-Cennet PORSUK/BURSA, (DHA)- BURSA'nın Nilüfer ilçesinde bulunan Ramsar Sözleşmesi ile koruma altında olan Uluabat Gölü, alg patlaması nedeniyle yeşile büründü. Sudaki kirliliğin ve sıcaklığın artması nedeniyle çoğalan alglerin rengini değiştirdiği göl, dronla görüntülendi. Bu durumun göl için tehlike oluşturduğunu söyleyen Bursa Uludağ Üniversitesi'nden (BUÜ) Doç. Dr. Efsun Dindar, "Fitoplankton patlaması ya da alg patlaması sonucunda bazen estetik açıdan çok güzel renkler ortaya çıkabiliyor. Bunların bazıları doğal olarak gerçekleşen doğa olayları olsa da özellikle yaz aylarında kirliliğin de habercisi olabiliyor" dedi.
Nilüfer, Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçeleri arasında bulunan ve 136 kilometrekarelik alanıyla Türkiye'nin en büyük 9'uncu gölü olan Uluabat Gölü, alg patlaması nedeniyle yeşile büründü. Bitki ve hayvan popülasyonu açısından zengin; plankton ve dip canlıları, sucul bitkiler, balık, kuş gibi hayvanlara ev sahipliği yapan Uluabat Gölü, 1998'de dönemin Çevre Bakanlığı tarafından uluslararası öneme sahip sulak alan ilan edilerek, Ramsar Sözleşmesi ile koruma altına alındı. Bölgedeki kirlilik nedeniyle canlılar da olumsuz etkilenirken, alg patlamasının özellikle yaz aylarında ötrofikasyona neden olduğunu söyleyen BUÜ Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Efsun Dindar, "Uluabat Gölü, sığ bir göl ve daha önceki yaptığımız çalışmalarda da gölün ötrofik özelliği taşıdığını biliyoruz. Bu ne demek? Alg patlaması zaman zaman özellikle de yaz aylarında ötrofikasyon dediğimiz bir olayın meydana gelmesine sebep oluyor" diye konuştu.
SU KALİTESİ OLUMSUZ ETKİLENİYOR
Ötrofikasyonu meydana getiren unsurların birkaç nedene bağlı olduğunu belirten Doç. Dr. Dindar, "Uluabat'ın çevresindeki tarımsal faaliyetler sonucunda azot ve fosfor girdisinin göle ulaşması, özellikle yaz aylarında buharlaşmayla birlikte sığ olan suyun daha da sığlaşması ve kirliliğin daha konsantre hale gelmesi, su kalitesini olumsuz etkiliyor. Sıcaklık arttıkça su içerisindeki çözünmüş oksijen miktarının düşmesi de kirliliğin önemli bir boyuta ulaştığını gösteriyor. Evsel atık sular, sanayi, tarım ve gölün havzasını besleyen diğer derelerle gelen kirlilik yükünü hesaba kattığımızda, yaz aylarında fitoplankton olarak adlandırdığımız tek hücreli canlıların azot ve fosfor gibi besin elementlerinden yoğun şekilde yararlandığını görüyoruz. Bu besin elementlerini tükettiklerinde sayıları ciddi şekilde artıyor ve bunun sonucunda alg patlaması olarak adlandırılan durum ortaya çıkıyor" dedi.
'EKOLOJİK AÇIDAN CİDDİ BİR SORUN HALİNE GELEBİLİR'
Alg patlamasının aslında kirlenmenin habercisi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Efsun Dindar, "Fitoplankton patlaması ya da alg patlaması sonucunda bazen estetik açıdan çok güzel renkler ortaya çıkabiliyor. Bunların bazıları doğal olarak gerçekleşen doğa olayları olsa da özellikle yaz aylarında kirliliğin de habercisi olabiliyor. Görsel olarak izlenmesi her ne kadar görenlerin hoşuna gitse de maalesef su kalitesindeki bozulmalar, sucul ekosistemin zarar görmesine ve oradaki canlıların yaşayabilmesi için gerekli oksijen miktarının tükenmesine neden olduğu için ekolojik açıdan da ciddi bir sorun haline gelebiliyor" diye konuştu. (DHA)