
Zehra Baykal YILDIZ/YALOVA, (DHA)- YALOVA'nın Çiftlikköy ilçesinde 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde, 6'ncı kattaki evinin enkazında kızı, kız kardeşi ve eşiyle mahsur kalan Nuray Bekar (51), yaklaşık 2,5 saat sonra enkazdan çıkarıldı. Enkaz altında iç kanama geçiren ve 3 kez ameliyat edilen Bekar, 1 yıl yatağa bağlı yaşadı. Kalça ve ayaklarındaki platinlerle hayata tutunan Bekar’a doktoru, sağlığının tehlikeye girmemesi için çocuk sahibi olmasının riskli olduğunu söyledi. Ancak depremden 4 yıl sonra oğlu doğan Bekar, “Çok şükür toparladım kendimi, ayağa kalktım. Allah kimseye yaşatmasın” dedi.
Kocaeli'de 17 Ağustos 1999'da meydana gelen Gölcük merkezli 7.4 büyüklüğündeki Marmara Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti. 17 bin 480 kişinin hayatını kaybettiği, 43 bin 953 kişinin de yaralandığı deprem, derin izler bıraktı. Nuray Bekar da Çiftlikköy’de 6’ncı kattaki evinde, 4 yaşındaki kızı Damlanur Bekar, 17 yaşındaki kız kardeşi Esra Özgen ve eşi Ercan Bekar ile depreme yakalandı. Deprem sırasında uyanık olduğunu anlatan Bekar, kızını alıp kaçmaya çalıştığını ancak binanın saniyeler içerisinde yıkıldığını söyledi. Bekar, depremden yaklaşık 2,5 saat sonra enkazdan ailesiyle birlikte çıkarak hastaneye kaldırıldı. Enkaz altında iç kanama geçiren ve 3 kez ameliyata girip kalça ve ayaklarına da platin yerleştirilen Bekar, 1 yıl yatağa bağlı yaşadı. Tedaviler sonrası sağlığına kavuşan Nuray Bekar’a doktoru sağlığının tehlikeye girmemesi için çocuk sahibi olmasının riskli olduğunu söyleyip çocuk yapmaması gerektiğini belirtti. Ancak depremden 4 yıl sonra hamile kalan Bekar, 1 erkek bebek dünyaya getirerek ismini de Kadir koydu. Yaşadıklarını anlatan Nuray Bekar, “Depremde 24 yaşındaydım. O akşam kızımla beraber yatıyorduk. Sallantı anında ben uyanıktım. Kızımı alıp kaçmaya çalıştım ama kaçmaya fırsat olmadan, kapı eşiğine kadar gelmişken sallantı hızlandı ve her yer karardı. Bir an eşimle göz göze geldik. Konuşamadık bile. Işıklar kapandığı için birbirimizi göremedik. O anda evimiz yıkıldı” diye konuştu.
‘HEMEN YARDIMA GELDİLER’
Yaklaşık 2,5 saat boyunca enkaz altında kaldığını söyleyen Nuray Bekar, "Üst katta oturuyordum. Ailem de yakındaydı. Hemen koşup yardıma geldiler. Çevreden komşularla beraber üzerimdeki betonları alıp çıkarmaya çalıştılar. Bu 2-2,5 saat kadar sürdü. Sabaha karşı saat 06.00 civarlarında beni çıkarmışlardı. Kızım 4 yaşındaydı. Çalıştığım için annemde kalıyordu. O akşam kız kardeşimle beraber bana misafir olarak gelmişti. Normalde annemde kalsaydı ona bir şey olmayacaktı. Yine büyük bir şey olmadı, çok şükür yaralarla atlattı. Eşim de aynı şekilde kırıkları oldu ama ameliyat durumu olmadı" ifadelerini kullandı.
‘DEPREMİN İZİ AYAĞIMDA KALDI’
Enkazdan çıkarıldıktan sonra Yalova’daki eski devlet hastanesine götürülen Bekar, ilk tedavisinin ardından Bursa’ya sevk edildi. Bekar, doktorların ailesine durumunun kritik olduğunu söylediğini aktararak, şöyle konuştu:
"İç kanama geçirdiğim için beni direkt ambulansla Bursa'ya fakülteye yetiştirdiler. Çıkarıldıktan sonra o sabah iç kanamadan ameliyata alındım. Doktor aileme, ‘Son anda kurtarabildik. Biraz daha enkazda kalsa iç kanamadan ölmüş olacaktı’ demiş. Orada 40 gün yatalak kaldım. 3 büyük ameliyata girdim. 41'inci gün taburcu oldum ama ben hala 1 sene boyunca yatalak olarak devam ettim hayatıma. Şu anda ayaktayım. Sağlığım iyi diyeyim. O zamana göre çok iyiyim. Depremin izi ayağımda kaldı, yürümemde kaldı. Aksamalarım kaldı. Her yerimde dikişler, ameliyat izleri duruyor. Platinler var şu anda kalçamda ve ayaklarımda."
Ameliyatların ardından doktorların yeniden hamile kalmasının sağlığı açısından risk oluşturabileceğini söylediğini aktaran Bekar, deprem sonrası yaşadığı en büyük sürprizlerden birinin oğlu Kadir Bekar (24) olduğunu anlatarak, "Bir kızım vardı. ‘Bir daha çocuk yapman yasak’ dedi doktor, ameliyatlar sonrası. Tekrar sağlığımdan olurum diye. Çok şükür toparladım kendimi, ayağa kalktım. 4 sene sonra oğlum oldu" dedi.
17 Ağustos depreminin üzerinden yıllar geçmesine rağmen yaşadıklarını unutamadığını belirten Bekar, sözlerini de "Allah kimseye bir daha yaşatmasın" diyerek tamamladı. (DHA)