Sinop’ta 18'inci Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu

Haber Giriş Tarihi: 05.11.2026 15:31
Haber Güncellenme Tarihi: 05.11.2026 15:31
Bursatarafsiz.com

Esra AKSU/SİNOP, (DHA)- SİNOP Üniversitesi ev sahipliğinde başlayan 18’inci Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu'nda Türkçenin bilim dili kimliği, tarihi ve geleceği masaya yatırıldı. Prof. Dr. Abdurrahman Güzel, Türkçenin bir bilim dili olduğunu belirterek, “Türkçenin bilim dili oluşu üzerindeki çalışmalarımızın bu sene 18’incisini Sinop gibi çok mükemmel bir üniversitede yaptığımız için mutluluk duyuyorum" dedi.

Sinop Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Şehit Ömercan Açıkgöz Konferans Salonu’nda düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Tanıtım videosunun gösteriminin ardından Sinop Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nden Öğretim Görevlisi Gürbüz Akyürek, Araştırma Görevlisi Ekrem Erdem Tekbasan ve Gökhan Dalkıç tarafından Türk ezgilerinden oluşan müzik dinletisi sunuldu.

‘TÜRKÇE BİR BİLİM DİLİDİR’

Açılışta konuşan 18’inci Uluslararası Dünya Dili Türkçe Sempozyumu Onursal Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Güzel, “Türkçe bir bilim dilidir. Türkçe bir kabile dili değildir. Türkçenin bilim dili oluşu üzerindeki çalışmalarımızın bu sene 18’incisini Sinop gibi çok mükemmel bir üniversitede yaptığımız için mutluluk duyuyorum. Teknolojinin çok ilerlediği bir dönemde mutlaka Türkçeyi teknoloji çerçevesinde de daha bilimsel bir hale getirmek lazım” dedi.

Türkçenin öğretimine ilişkin tarihi belgelerin önemine değinen Prof. Dr. Güzel, dilin geçmişine yönelik çalışmaların bugünkü araştırmalara da ışık tuttuğunu ifade etti.

‘KELİMELERİMİZE SAHİP ÇIKMAK, BİR MİLLETİN HAFIZASINA SAHİP ÇIKMAKTIR’

Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir ise Türkçeye emek veren akademisyen ve araştırmacıları Sinop’ta ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyledi. Dilin, insanın düşüncesini ve dünyayla kurduğu ilişkiyi şekillendirdiğini belirten Prof. Dr. Taşdemir, “Bir çocuğun ilk öğrendiği kelimeden bir bilim insanının terimleştirdiği en karmaşık kavrama kadar dil, düşüncemizi ve dünyayla kurduğumuz ilişkiyi şekillendirir. Kendimizi onunla anlatır, geçmişimizi onunla anlamlandırırız. Ludwig Wittgenstein, ‘Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır’ derken dilin düşünce dünyamızdaki yerini vurguluyor” diye konuştu.

Türkçenin geniş bir coğrafyada ortak hafızayı ve kültürel bağları yaşattığını dile getiren Prof. Dr. Taşdemir, şöyle devam etti:

“Türkçe, asırlardır Horasan’dan Balkanlara, Sibirya’dan Akdeniz’e uzanan geniş bir coğrafyada ortak hafızamızı ve gönül bağımızı yaşatmaktadır. Kaşgarlı Mahmud, Divanu Lugati’t-Türk’te kelimelerle birlikte bir milletin duyuşunu, atasözlerini, şiirlerini ve yaşayışını geleceğe miras bırakmıştır. Onun derlediği her söz, bugün bizlere o çağın insanını ve dünyasını tanıma imkanı verir. Eserde yer alan, bugünkü Türkçeyle ‘Erdemin başı dildir’ ifadesi, dil ile insanın kendini yetiştirmesi arasındaki bağı çok güzel anlatır.”

‘DİL BİLİNCİ BUGÜN DE BİZİM YOL HARİTAMIZDIR’

Ali Şir Nevai’nin Muhakemetü’l-Lugateyn adlı eserinde Türkçenin ifade gücünü, zenginliğini ve estetik imkanlarını ortaya koyduğunu ifade eden Prof. Dr. Taşdemir, ana dilini bilim, sanat ve felsefeyle geliştirmenin bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, “Bu eserlerde gördüğümüz dil bilinci bugün de bizim yol haritamızdır. Ana diline güvenmek ve o dili bilgiyle, sanatla, felsefeyle geliştirmeyi bir sorumluluk saymak. Bizlere düşen, devraldığımız bu birikimi çağın gerekleriyle buluşturarak daha ileriye taşımaktır. Cemil Meriç’in ‘Kamus namustur’ sözü de bu mirasa karşı sorumluluğumuzu hatırlatır. Kelimelerimize sahip çıkmak, bir milletin hafızasına ve düşünce birikimine sahip çıkmaktır. Dilimize gösterdiğimiz özen, bu birikimi gelecek nesillere taşıma irademizin de bir ifadesidir” ifadelerini kullandı.

TÜRKÇENİN DÜNÜ, BUGÜNÜ VE YARINI KONUŞULDU

Açılış konuşmalarının ardından ‘Türkçenin Dünü, Bugünü, Yarını’ konulu panel gerçekleştirildi. Prof. Dr. Abdurrahman Güzel’in oturum başkanlığını yaptığı panelde, Prof. Dr. Ceval Kaya, Prof. Dr. Ahmet Akkaya, Prof. Dr. Nodirkhon Khasanov ve Dr. Kasym Gayypov konuşmacı olarak yer aldı. Panelin ardından konuşmacılara teşekkür belgeleri ve günün anısına hediyeler takdim edildi. Katılımcılar daha sonra Öğrenci Yaşam Merkezi’ndeki resim sergisini gezdi. Açılış programı, hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi. (DHA)