Destici: Tüm şüpheler aydınlatılana kadar takipçisi olacağız

Haber Giriş Tarihi: 30.09.2026 14:52
Haber Güncellenme Tarihi: 30.09.2026 14:52
Bursatarafsiz.com

Gizem KARADAĞ-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, (DHA)- BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybetmesi ile ilgili soruşturmaya ilişkin, "Tüm şüpheler aydınlatılıp, gerçekler ortaya çıkarılıp, bu meselede kastı ve kusuru olan tüm suçluların cezalandırıldığını görene kadar takibimizi sizlerle birlikte sürdüreceğiz" dedi.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Destici, 2009 yılında helikopterinin düşmesi sonucu hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatına ilişkin yürütülen soruşturmaya dair değerlendirme yaptı. Destici, "En son operasyonda 38 kişi gözaltına alındı. Aslında gözaltı kararı verilen sayısı bundan fazlaydı. Fakat bir kısmı yurt dışında kaçak, bir kısmı FETÖ'den tutuklu olduğu için 38 kişi gözaltına alındı ve bunlardan 36'sı hakkında da tutuklama kararı verildi. Öncelikle bu süreçte Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından soruşturmanın gizlilikle, titizlikle yürütülmesinden duyduğumuz memnuniyeti şahsım ve camiam adına ifade etmek istiyorum. Özellikle Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’in bu sürecin her aşamasında, ki biz bugüne kadar bunu görmedik; şeffaf bir şekilde kamuoyunu bizzat kendi paylaşımlarıyla bilgilendirmesini çok kıymetli ve değerli bulduğumuzu ifade ediyoruz. Çünkü bu hem bizlerin hem ailelerin hem kamuoyunun bu şeffaflığı uzun süredir beklediğini biz biliyorduk. Her daim dile getiriyorduk. Şimdi bu süreçte bunun Bakanımız tarafından yapılması gerçekten çok kıymetlidir" diye konuştu.

'TAKİBİMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ'

Destici, sürecin tüm şüpheleriyle aydınlatılacağına inandıklarını söyleyerek, "Büyük Birlik Partisi olarak şahsım camiamız, avukatlarımız, hukukçularımızla birlikte helikopterin düştüğü andan bugüne her gün, her an helikopterin düşüş nedeni, uçuş kayıtlarının silinmesi, radarların karartılması, helikopterin ve naaşların yerinin tespit edilmemesi, arama kurtarma çalışmalarının engellenmesi ya da bilinçli bir şekilde farklı yerlerde yapılması ki en sonki operasyon dalgası sonrasında biliyorsunuz bir ses kaydı da kamuoyunda yer aldı. Bu da bizim yıllardır iddiamızda ne kadar haklı olduğumuzu da ortaya koydu. Daha bu ses kayıtlarını aratacak nice bilgiler ya da nice diyaloglar olduğunu biz biliyoruz. Bunlar dosyada da mevcut. Hiç vazgeçmedik ve bundan sonra da bu canlar bu bedende olduğu sürece ve süreç tüm şüpheleriyle aydınlatılana kadar asla ve kata vazgeçmeyeceğiz" dedi.

'MİLLET SOYULMUŞTUR'

Destici, fon soruşturmaları ile ilgili de şunları söyledi:

"Sermaye yapılarının veya birtakım ekonomik çevrelerin siyasi nüfuz ya da himaye iddialarıyla anılması hukuk devleti anlayışımız gereği ciddiyetle ele alınmalıdır ki ele alınmaktadır ve alınacaktır. Bundan da hiç kimsenin şüphesi olmasın. Elbette mesnetsiz iddialarla kimsenin peşinen itham edilmesini ya da lekelenmesini de doğru bulmayız. Ancak devletimizin ve milletimizin ali menfaatleri doğrusunda siyasi nüfuz ile iktisadi çıkar ilişkilerinin kesiştiği her alanın tam bir şeffaflıkla aydınlatılması da kaçınılmaz bir sorumluluktur. Bu konuda Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade ve Adalet Bakanlığımız ile ilgili kurumlarımızın tavır ve Devlet Denetleme Kurulu’nun görevlendirilmesi elbette kıymetli ve değerlidir. Bu sürecin de takipçisi olacağımızı peşinen ifade ediyorum. Gelinen noktada milyonlarca vatandaşımızın doğrudan veya dolaylı olarak dahil olduğu sermaye piyasalarımızın güvenilirliği sınanmaktadır. Bizler Büyük Birlik Partisi olarak ne peşin hükümlerle adalet terazisini sarsmayı ne de aziz milletimizin zihnini kurcalayan soru işaretlerini cevapsız bırakmayı kabul ederiz. Mesele birkaç yatırım fonunun ya da hisse senedinin dalgalanmasından ibaret değildir. Asıl odaklanılması gereken husus bu ülke vatandaşlarının birikiminin küçük yatırımcının alın terinin ve devletimizin iktisadi güvenliğinin nasıl teminat altına alınacağıdır. Biz bu küçük yatırımcının ya da bu manipülasyonlarda, spekülasyonlarda haksız kazançta dahli olmayan yatırımcıların zararlarının devlet hazinesinden karşılanmasını doğru bulmuyoruz. Bu zararlar mutlaka ama mutlaka vurgunculardan ve devleti soyanlardan karşılanmalıdır. Burada sadece devlet de değil millet soyulmuştur. Hiç kimsenin konumu, görevi ne olursa olsun eğer bir adaletsizliğin, bu vurgun düzeninin içinde olmuşsa, buradan haksız kazanç elde etmişse korumaya tabi tutulmadan hukuk önünde hesabını vermesi gerekir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu dün çok kararlı ve yüksek bir şekilde ifade etti. Şu anda yapılan uygulamaların da burada hiç kimsenin muaf tutulmayacağı yönünde. Meclis'te bir araştırma komisyonunun kurulup kurulmaması Meclis'in, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin vereceği karardır. Elbette önemlidir. Bize göre araştırma komisyonları bir soruşturma komisyonuna dönmediği zaman sadece bir tavsiye niteliği taşır. Herhangi bir yaptırımı yoktur. Adalet Bakanlığımız ve ilgili savcılıklarımız tarafından yürütülen soruşturmalar çok daha önemli ve kıymetlidir." (DHA)