‘Döküm demir tencereler, tek başına demir eksikliğini gidermez’

Haber Giriş Tarihi: 14.08.2026 09:50
Haber Güncellenme Tarihi: 14.08.2026 09:50
Bursatarafsiz.com

İSTANBUL, (DHA)- SOSYAL medyadaki döküm demir tencere ve tavalarda pişirilen yemeklerin demir eksikliğine iyi geldiği iddiasının yanıltıcı olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Gulnar Zeynalova, “Döküm demir tencereler, pişirilen yemeklerin demir içeriğini artırabilir. Özellikle asidik gıdalarla yapılan yemeklerde demir geçişi daha fazla olabilir. Ancak bu yöntem tek başına demir eksikliğini gidermeye yetmez” dedi.

Döküm demir tencerelerde pişirilen bazı yiyeceklerin demir içeriğinin artabildiğini ancak bunun tedavi yerine geçmeyeceğini belirten İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Gulnar Zeynalova, demir eksikliğiyle ilgili doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti.

‘ASİDİK GIDALAR DEMİR GEÇİŞİNİ ARTIRIYOR’

Döküm demir tencerelerde pişirilen yemeklere gerçekten demir geçişi olduğunu dile getiren Uzm. Dr. Gulnar Zeynalova, “Bu geçiş; yemeğin asidik yapısına, pişirme süresine ve sıcaklığa göre değişiklik gösterebilir. Özellikle domates sosu gibi asidik gıdalar, tencereden daha fazla demir çözünmesine neden olabilir. Yeşil sebzeler ve asidik soslarla hazırlanan yemekler bu açıdan katkı sağlayabilir” diye konuştu.

‘DEMİRİN EMİLİMİ TEK BAŞINA PİŞİRME YÖNTEMİYLE BELİRLENMEZ’

Döküm demirden geçen demirin non-hem formda olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Zeynalova, “Vücut hem demiri daha kolay emer. Ancak bitkisel kaynaklı non-hem demir de doğru kombinasyonlarla etkili şekilde emilebilir. Özellikle C vitamini ile birlikte tüketildiğinde emilim ciddi ölçüde artar. Bu nedenle demirden zengin bir öğünün yanında portakal suyu, biber ya da limon gibi destekleyici besinler tercih edilmelidir” dedi.

‘RİSK GRUBUNDA MİLYONLARCA KİŞİ VAR’

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada yaklaşık 2 milyar insanın demir eksikliği anemisi riski taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Zeynalova, “Özellikle çocuklar, gebeler, vegan ve vejetaryen bireyler ile sık kan bağışında bulunan kişiler risk grubunda yer alıyor. Bu kişilerde beslenme düzeni daha dikkatli planlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘DEMİR EKSİKLİĞİ SADECE HALSİZLİK YAPMAZ’

Demir eksikliğinin yalnızca yorgunlukla sınırlı kalmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Zeynalova, “Halsizlik, baş dönmesi, nefes darlığı, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler sık görülür. Bunun yanında bağışıklık sistemi zayıflayabilir, dikkat eksikliği ve anksiyete gibi zihinsel sorunlar ortaya çıkabilir. Bu belirtiler hafife alınmamalıdır” diye konuştu.

‘KIRMIZI ET, TAVUK, BALIK VE KARACİĞER HEM DEMİR AÇISINDAN GÜÇLÜ KAYNAKLARDIR’

Demir eksikliğini önlemek için hem hayvansal hem bitkisel kaynakların dengeli tüketilmesi gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Zeynalova, “Kırmızı et, tavuk, balık ve karaciğer hem demir açısından güçlü kaynaklardır. Mercimek, nohut, kuru fasulye, ıspanak, pazı ve brokoli gibi bitkisel kaynaklar da önemli destek sağlar. Burada önemli olan doğru kombinasyonu kurabilmektir” dedi.

‘ÇAY VE KAHVE DEMİR EMİLİMİNİ AZALTABİLİYOR’

Demir emilimini olumsuz etkileyen faktörlere de değinen Uzm. Dr. Zeynalova, “Süt ve süt ürünleri içeriğindeki kalsiyum nedeniyle, çay ve kahve ise tanen nedeniyle demir emilimini azaltabilir. Özellikle demir açısından zengin öğünlerden hemen sonra bu içeceklerin tüketilmemesi gerekir” ifadelerini kullandı.

‘SOSYAL MEDYADAKİ HER BİLGİ DOĞRU DEĞİL’

Döküm demir tencerelerin tek başına demir eksikliğini çözebileceği düşüncesinin yanlış olduğunu belirten Uzm. Dr. Zeynalova, “Bu ürünler destekleyici olabilir ancak tedavi edici değildir. Demir eksikliğinde mutlaka altta yatan neden araştırılmalı ve gerekiyorsa hekim kontrolünde tedavi planlanmalıdır” dedi.