HBX Academy, "Antiviral ve antibakteriyel özelliğe sahip koruyucu maske’ patenti aldı

Haber Giriş Tarihi: 02.06.2026 14:39
Haber Güncellenme Tarihi: 02.06.2026 14:39
Merkezi Aydın’da bulunan ve çeyrek asırdan bu yana çeşitli çalışmalara imza atan ve 18 patente sahip HBX Ar-Ge bünyesindeki HBX Academy, küresel salgınlara karşı yaptığı hazırlık çerçevesinde antiviral ve antibakteriyel özelliklere koruyucu maske patenti aldı. TR 2020 04008 B numaralı maske patentinin yenilikçi koruyucu ekipman sağlık teknolojileri açısından alanında dikkat çekici bir çalışma olduğu belirtildi. Aydın’da ADÜ Teknokent ekosistemi, Karya Farma HBX Ar-Ge çalışmaları ve HBX Academy çatısı altında değerlendirilen HBX-HGCM236 kodlu antiviral ve antibakteriyel özellikli koruyucu maske patenti, kişisel koruyucu ekipman alanında önemli bir araştırma başlığı olarak değerlendiriliyor. Geliştirilen 3 katmanlı maske ile solunum yoluyla bulaş riski taşıyan bakteri ve virüslere karşı fonksiyonel bir koruyucu özelliği taşıdığı belirtildi. Çalışma ile ilgili bilgi veren HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, "Bu proje havada bulunan bakteri ve/veya virüslerin solunum yoluyla vücuda alınmasını azaltmaya yönelik özel bir koruyucu maske yapısını konu alıyor. Çalışmamızı, özellikle salgın hastalıklar, hastane enfeksiyonları, saha koşulları, acil durum uygulamaları ve biyogüvenlik ihtiyaçları açısından önemseyerek HBX-2371’in biyoaktif yaklaşımını maske teknolojisine taşıdık. Bu çerçevede HBX-HGCM236 kodlu maske patenti; yalnızca fiziksel bir bariyer oluşturan klasik maske anlayışının ötesinde, çok katmanlı yapısı ve fonksiyonel koruyucu yaklaşımıyla dikkat çekiyor" dedi. "Üç katmanlı özel koruyucu yapı" Geliştirdikleri koruyucu maskenin, temel olarak üç katmanlı özel bir yapıdan oluştuğunu kaydeden Başlık, "Maske yapısında dış ortamla ilişkili katman, ara katman ve ağızla temas eden iç katman birlikte görev yapıyor. Her bir katmanın özel işlemlerden geçirilerek hazırlanıyor. Bu katmanların bir araya getirilmesiyle çok katmanlı bir koruma oluşturuluyor. Bu yapı sayesinde maskenin, dış ortamdan gelebilecek biyolojik risklere karşı daha fonksiyonel bir koruyucu ekipman yaklaşımı sunması hedefleniyor. Bu özellikler maskeyi yalnızca mekanik filtreleme yapan bir ürün olmaktan çıkararak, mikroorganizmalara karşı fonksiyonel özellik taşıması hedeflenen bir koruyucu ekipman teknolojisi haline getiriyor" dedi. Çalışmaları, gıda mikrobiyolojisi ve doğal antimikrobiyal kaynaklar alanındaki bilimsel birikimiyle tanınan Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz’ün de değerlendirdiğini belirten Başlık, pandemi sonrası dönemde koruyucu ekipman teknolojilerinin çok daha stratejik bir alan haline geldiğini belirtti. Açıklamasında Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Gündüz’ün değerlendirmesine de yer veren Başlık, "Prof Dr. Gündüz hocamız bu çalışmayı "Antiviral ve antibakteriyel özellikli maskelerin yalnızca salgın dönemlerinde değil, geleceğin halk sağlığı ve biyogüvenlik stratejilerinde de önemli bir başlık olacağını ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: Koruyucu ekipman teknolojileri artık yalnızca fiziksel bariyer oluşturan ürünler olarak görülmemelidir. Bakteriyel ve viral bulaş riskleri, hastane enfeksiyonları, saha uygulamaları, acil durum senaryoları ve biyogüvenlik ihtiyacı dikkate alındığında, antiviral ve antibakteriyel özellikli maskeler geleceğin önemli bilimsel araştırma başlıkları arasında yer almaktadır. HBX-2371’den gelen bilimsel yaklaşım maskeye farklı bir bakış kazandırıyor’ diyerek bu tür çalışmaların disiplinli bilimsel süreçlerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı" diye konuştu.