Bebeklerin glütensiz beslenmesi konusunda uzmanlardan kritik uyarı
Bebeklerin glütensiz beslenmesi konusunda uzmanlardan kritik uyarı
Toplumda giderek yaygınlaşan glütensiz beslenme eğilimi, bebeklik döneminde de yanlış uygulamalara neden olabiliyor
Haber Giriş Tarihi: 30.04.2026 14:24
Haber Güncellenme Tarihi: 30.04.2026 14:24
Kaynak:
İHA
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Belgin Özbek, sağlıklı bebeklerde glütenin diyetten tamamen çıkarılmasının tıbbi bir gereklilik olmadığını vurguladı.
Çölyak hastalığı toplumda yaklaşık yüzde 1 oranında görülürken, glüten tüketimi özellikle sindirim sistemi üzerinde çeşitli etkiler oluşturabiliyor. Medicana Kadıköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Belgin Özbek, sağlıklı bebeklerde glütenin tamamen diyetten çıkarılmasının rutin bir yaklaşım olmadığını vurguladı. Bebek beslenmesinin yaşamın ilk yılında büyüme ve gelişmenin yanı sıra uzun vadeli metabolik sağlık açısından da kritik önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Belgin Özbek, son yıllarda yaygınlaşan glütensiz beslenme eğiliminin bebeklik döneminde glüten tüketimine ilişkin soru işaretlerini artırdığını söyledi. Ek gıdaya geçiş sürecinin genellikle altıncı ay civarında başladığını ifade eden Özbek, bu dönemde farklı besin gruplarının kontrollü şekilde beslenmeye dahil edilmesinin bağışıklık sistemi gelişimi açısından önemli olduğunu söyledi. Uzm. Dr. Belgin Özbek, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Glütenin uygun zamanda ve kontrollü şekilde beslenmeye eklenmesi, bağışıklık sisteminin gelişimine katkı sağlar. Gereksiz eliminasyon diyetleri, besin çeşitliliğini azaltarak büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkileyebilir."
Bebek beslenmesinde glütenin rolü
Glütenin buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir protein grubu olduğunu ve günlük beslenmenin önemli bir parçası olan bu proteinin bazı bireylerde bağışıklık sistemi aracılığıyla hassasiyet oluşturabildiğini söyleyen Dr. Özbek, "Ancak bu durum, her birey için geçerli değildir. Bebeklik döneminde besin çeşitliliğinin sağlanması, yalnızca fiziksel büyüme açısından değil, aynı zamanda bağışıklık sisteminin farklı besinlere tolerans geliştirmesi açısından da önem taşımaktadır. Glüten içeren tahılların tamamen diyetten çıkarılması, bu çeşitliliğin azalmasına yol açabilmektedir. Bu noktada temel yaklaşım, glütenin belirli bir zaman diliminde, küçük miktarlarda ve kontrollü biçimde beslenmeye dahil edilmesi yönündedir. Bu süreçte bebeğin verdiği tepkilerin gözlemlenmesi ve düzenli hekim kontrolü ile ilerlenmesi önem taşımaktadır" dedi.
Çölyak hastalığı ve risk faktörleri
Çölyak hastalığı, glüten tüketimi sonrasında ince bağırsakta bağışıklık sistemi aracılığıyla hasar oluşmasıyla karakterize kronik bir sindirim sistemi hastalığıdır. Toplumda yaklaşık yüzde 1 oranında görülmekte olup, genetik yatkınlığı bulunan bireylerde daha sık ortaya çıkmaktadır. Hastalığın belirtileri yaşa göre farklılık gösterebilmektedir. Bebeklik döneminde en sık karşılaşılan bulgular arasında kilo alımında yavaşlama, karın şişliği, kronik ishal ve gelişim geriliği yer almaktadır. Bununla birlikte her glüten tüketen bebekte çölyak hastalığı gelişmediği ve tanının yalnızca klinik değerlendirme ile laboratuvar testleri sonucunda konulabildiği bilinmektedir. Bu nedenle yalnızca belirtilere dayanarak glüteni tamamen kesmek yerine, şüpheli durumlarda uzman değerlendirmesine başvurulması gerekmektedir.
Glütensiz beslenme her bebek için gerekli mi
Glütensiz beslenme, yalnızca çölyak hastalığı veya glüten duyarlılığı tanısı almış bireyler için tıbbi bir zorunluluk olarak değerlendirilmektedir. Bunun dışında kalan sağlıklı bebeklerde glütenin tamamen diyetten çıkarılması önerilmemektedir. Uzm. Dr. Belgin Özbek, bu konuda toplumda yaygınlaşan yanlış algılara dikkat çekerek, "Sağlıklı bebeklerde glütensiz beslenme uygulamak, gereksiz kısıtlamalara neden olabilir. Bu durum, hem besin çeşitliliğini azaltır hem de büyüme sürecini olumsuz etkileyebilir. Her bebeğin beslenme planı, bireysel gelişim özellikleri ve tıbbi öyküsü doğrultusunda değerlendirilmelidir" dedi.
Ek gıda döneminde dikkat edilmesi gerekenler
Dr. Özbek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ek gıdaya geçiş süreci, bebeklerin yeni besinlerle tanıştığı ve beslenme alışkanlıklarının temellerinin atıldığı önemli bir dönemdir. Bu süreçte dengeli ve kontrollü bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir. Besinlerin tek tek ve belirli aralıklarla beslenmeye eklenmesi, muhtemel alerjik reaksiyonların veya intoleransların daha kolay tespit edilmesini sağlamaktadır. Aynı zamanda aşırı kısıtlayıcı diyetlerden kaçınılması, besin çeşitliliğinin korunması ve düzenli büyüme-gelişme takibinin yapılması önerilmektedir. Glüten içeren tahıllar da bu süreçte uygun zamanlama ve miktar ile beslenmeye dahil edilebilmektedir. Bu yaklaşım, bağışıklık sisteminin farklı besinlere adaptasyonunu desteklemektedir."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bebeklerin glütensiz beslenmesi konusunda uzmanlardan kritik uyarı
Toplumda giderek yaygınlaşan glütensiz beslenme eğilimi, bebeklik döneminde de yanlış uygulamalara neden olabiliyor
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Belgin Özbek, sağlıklı bebeklerde glütenin diyetten tamamen çıkarılmasının tıbbi bir gereklilik olmadığını vurguladı.
Çölyak hastalığı toplumda yaklaşık yüzde 1 oranında görülürken, glüten tüketimi özellikle sindirim sistemi üzerinde çeşitli etkiler oluşturabiliyor. Medicana Kadıköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Belgin Özbek, sağlıklı bebeklerde glütenin tamamen diyetten çıkarılmasının rutin bir yaklaşım olmadığını vurguladı. Bebek beslenmesinin yaşamın ilk yılında büyüme ve gelişmenin yanı sıra uzun vadeli metabolik sağlık açısından da kritik önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Belgin Özbek, son yıllarda yaygınlaşan glütensiz beslenme eğiliminin bebeklik döneminde glüten tüketimine ilişkin soru işaretlerini artırdığını söyledi. Ek gıdaya geçiş sürecinin genellikle altıncı ay civarında başladığını ifade eden Özbek, bu dönemde farklı besin gruplarının kontrollü şekilde beslenmeye dahil edilmesinin bağışıklık sistemi gelişimi açısından önemli olduğunu söyledi. Uzm. Dr. Belgin Özbek, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Glütenin uygun zamanda ve kontrollü şekilde beslenmeye eklenmesi, bağışıklık sisteminin gelişimine katkı sağlar. Gereksiz eliminasyon diyetleri, besin çeşitliliğini azaltarak büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkileyebilir."
Bebek beslenmesinde glütenin rolü
Glütenin buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir protein grubu olduğunu ve günlük beslenmenin önemli bir parçası olan bu proteinin bazı bireylerde bağışıklık sistemi aracılığıyla hassasiyet oluşturabildiğini söyleyen Dr. Özbek, "Ancak bu durum, her birey için geçerli değildir. Bebeklik döneminde besin çeşitliliğinin sağlanması, yalnızca fiziksel büyüme açısından değil, aynı zamanda bağışıklık sisteminin farklı besinlere tolerans geliştirmesi açısından da önem taşımaktadır. Glüten içeren tahılların tamamen diyetten çıkarılması, bu çeşitliliğin azalmasına yol açabilmektedir. Bu noktada temel yaklaşım, glütenin belirli bir zaman diliminde, küçük miktarlarda ve kontrollü biçimde beslenmeye dahil edilmesi yönündedir. Bu süreçte bebeğin verdiği tepkilerin gözlemlenmesi ve düzenli hekim kontrolü ile ilerlenmesi önem taşımaktadır" dedi.
Çölyak hastalığı ve risk faktörleri
Çölyak hastalığı, glüten tüketimi sonrasında ince bağırsakta bağışıklık sistemi aracılığıyla hasar oluşmasıyla karakterize kronik bir sindirim sistemi hastalığıdır. Toplumda yaklaşık yüzde 1 oranında görülmekte olup, genetik yatkınlığı bulunan bireylerde daha sık ortaya çıkmaktadır. Hastalığın belirtileri yaşa göre farklılık gösterebilmektedir. Bebeklik döneminde en sık karşılaşılan bulgular arasında kilo alımında yavaşlama, karın şişliği, kronik ishal ve gelişim geriliği yer almaktadır. Bununla birlikte her glüten tüketen bebekte çölyak hastalığı gelişmediği ve tanının yalnızca klinik değerlendirme ile laboratuvar testleri sonucunda konulabildiği bilinmektedir. Bu nedenle yalnızca belirtilere dayanarak glüteni tamamen kesmek yerine, şüpheli durumlarda uzman değerlendirmesine başvurulması gerekmektedir.
Glütensiz beslenme her bebek için gerekli mi
Glütensiz beslenme, yalnızca çölyak hastalığı veya glüten duyarlılığı tanısı almış bireyler için tıbbi bir zorunluluk olarak değerlendirilmektedir. Bunun dışında kalan sağlıklı bebeklerde glütenin tamamen diyetten çıkarılması önerilmemektedir. Uzm. Dr. Belgin Özbek, bu konuda toplumda yaygınlaşan yanlış algılara dikkat çekerek, "Sağlıklı bebeklerde glütensiz beslenme uygulamak, gereksiz kısıtlamalara neden olabilir. Bu durum, hem besin çeşitliliğini azaltır hem de büyüme sürecini olumsuz etkileyebilir. Her bebeğin beslenme planı, bireysel gelişim özellikleri ve tıbbi öyküsü doğrultusunda değerlendirilmelidir" dedi.
Ek gıda döneminde dikkat edilmesi gerekenler
Dr. Özbek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ek gıdaya geçiş süreci, bebeklerin yeni besinlerle tanıştığı ve beslenme alışkanlıklarının temellerinin atıldığı önemli bir dönemdir. Bu süreçte dengeli ve kontrollü bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir. Besinlerin tek tek ve belirli aralıklarla beslenmeye eklenmesi, muhtemel alerjik reaksiyonların veya intoleransların daha kolay tespit edilmesini sağlamaktadır. Aynı zamanda aşırı kısıtlayıcı diyetlerden kaçınılması, besin çeşitliliğinin korunması ve düzenli büyüme-gelişme takibinin yapılması önerilmektedir. Glüten içeren tahıllar da bu süreçte uygun zamanlama ve miktar ile beslenmeye dahil edilebilmektedir. Bu yaklaşım, bağışıklık sisteminin farklı besinlere adaptasyonunu desteklemektedir."
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler