Nevra UÇKAÇ/İZMİR, (DHA)- İZMİR Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Yaşam Kemal Akpak, yaz aylarında serinlemek isteyen gebeler için denizin havuzdan daha güvenli olduğunu belirtip, "Havuzdaki yüksek klor vajinal florayı bozuyor ve bu durum zamanla enfeksiyon gelişmesine zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle imkan varsa denizi tercih edilmeli" dedi.
İzmir Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Yaşam Kemal Akpak, yaz mevsiminin gebeler için özel dikkat gerektiren bir dönem olduğunu söyledi. Artan sıcaklıklarla birlikte sıvı kaybının yükseldiğine dikkat çeken Doç. Dr. Akpak, anne adaylarının hem kendi sağlıkları hem de bebeklerinin sağlıklı gelişimi için yeterli sıvı tüketimine, doğru beslenmeye ve güneşten korunmaya özen göstermeleri gerektiğini kaydetti.
'SUSAMAYI BEKLEMEDEN SU İÇİLMELİ'
Yaz aylarında gebeler için en önemli konunun yeterli sıvı tüketimi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Akpak, "En çok dikkat etmelerini istediğimiz konu su tüketimini artırmaları. En büyük problemimiz, insanların yalnızca susadıklarında su içmeleri. Bu bizim için yeterli değil. Gebeler gün boyunca yanlarında mutlaka su şişesi bulundurmalı ve susamayı beklemeden, akıllarına geldikçe yudum yudum su içmeli. Gün sonunda böylece ihtiyaç duyduklarından çok daha fazla su tükettiklerini görecekler. Çünkü sadece susayınca su içildiğinde günlük alınan sıvı miktarı yetersiz kalıyor" diye konuştu.
'ŞEKERLİ VE KAFEİNLİ İÇECEKLERİ SINIRLANDIRIN'
Gebelerin yaz aylarında sıvı ağırlıklı beslenmeyi tercih etmeleri gerektiğini belirten Doç. Dr. Akpak, "Sıvı tüketimini artırırken kafeinli içeceklerin fazla tüketilmemesi gerekiyor. Şekerli yiyecek ve içecekler konusunda da dikkatli olunmalı. Çünkü bunlar vücudun sıvı ihtiyacını artırıyor ve sıvı rezervlerinin azalmasına neden olabiliyor" dedi.
Gebelerin tamamen hareketsiz kalmaması gerektiğini dile getiren Doç. Dr. Akpak, dolaşımın sağlıklı olması için düzenli yürüyüş önerdiklerini vurgulayıp, şunları söyledi:
"Yürüyüşlerin sabah erken saatlerde ya da akşam serinliğinde yapılmasını istiyoruz. Güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmamalı. Açık renkli, hafif ve terletmeyen kıyafetler tercih edilmeli. Şapka kullanılmalı ve özellikle yüz gibi güneş gören bölgeler için yüksek koruma faktörlü güneş kremleri ihmal edilmemeli. Gebelerin ciltleri daha hassas olduğu için güneş lekesi oluşma riski de daha yüksektir. Ayrıca güneşten korunmak sıvı kaybını azaltmaya da yardımcı olur."
'ESAS SORUN HAVUZDAKİ YÜKSEK KLOR'
Yaz aylarında havuz ve denize girmenin gebeler açısından sıkça merak edilen konular arasında yer aldığını ifade eden Doç. Dr. Akpak, "Gebelerimizin bu konuda kaygıları var. Öncelikle deniz ya da havuzdan çıktıktan sonra ıslak mayo veya bikiniyle kalınmamalı, hemen kuru kıyafet giyilmeli. Deniz, tuzlu su nedeniyle bizim açımızdan daha güvenli bir seçenek. Havuzdan enfeksiyon kapıldığı düşünülüyor ancak esas sorun havuzdaki yüksek klor oranı. Klor vajinal florayı bozabiliyor ve bu durum zamanla enfeksiyon gelişmesine zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle imkan varsa denizi tercih edilmeli. Ancak bu, havuza kesinlikle girilmez anlamına gelmiyor" ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Akpak, su içerisinde hareket etmenin gebeler için oldukça faydalı olduğunun da altını çizip, "Suyun kaldırma kuvveti sayesinde eklemlere binen yük azalıyor. Böylece anne adayları daha rahat hareket edebiliyor ve egzersizlerini daha konforlu şekilde yapabiliyor" diye konuştu.
Doç. Dr. Akpak, "Gebelerin yaz aylarında çok yağlı ve çok şekerli gıdalardan uzak durmalarını istiyoruz. Gebelikte bağırsak sistemi daha hassas çalışıyor. Yanlış beslenme ishal gibi sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle dengeli ve hafif beslenmeleri büyük önem taşıyor" dedi. Gebeliğin her döneminin farklı özellikler taşıdığını belirten Doç. Dr. Akpak, "İlk üç ayda anne adayları bu sorunları çok yoğun yaşamıyor. Ancak gebeliğin 20'nci haftasından sonra ve özellikle son üç ayda anne adaylarının sıvı kaybı, ishal ve güneşe maruz kalma gibi durumlardan daha fazla etkilenmesi söz konusu oluyor. Bu nedenle gebeliğin ikinci yarısından itibaren saydığımız önlemlere çok daha fazla özen gösterilmesi gerekiyor."(DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
'Gebeler için deniz havuzdan daha güvenli'
Nevra UÇKAÇ/İZMİR, (DHA)- İZMİR Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Yaşam Kemal Akpak, yaz aylarında serinlemek isteyen gebeler için denizin havuzdan daha güvenli olduğunu belirtip, "Havuzdaki yüksek klor vajinal florayı bozuyor ve bu durum zamanla enfeksiyon gelişmesine zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle imkan varsa denizi tercih edilmeli" dedi.
İzmir Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Yaşam Kemal Akpak, yaz mevsiminin gebeler için özel dikkat gerektiren bir dönem olduğunu söyledi. Artan sıcaklıklarla birlikte sıvı kaybının yükseldiğine dikkat çeken Doç. Dr. Akpak, anne adaylarının hem kendi sağlıkları hem de bebeklerinin sağlıklı gelişimi için yeterli sıvı tüketimine, doğru beslenmeye ve güneşten korunmaya özen göstermeleri gerektiğini kaydetti.
'SUSAMAYI BEKLEMEDEN SU İÇİLMELİ'
Yaz aylarında gebeler için en önemli konunun yeterli sıvı tüketimi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Akpak, "En çok dikkat etmelerini istediğimiz konu su tüketimini artırmaları. En büyük problemimiz, insanların yalnızca susadıklarında su içmeleri. Bu bizim için yeterli değil. Gebeler gün boyunca yanlarında mutlaka su şişesi bulundurmalı ve susamayı beklemeden, akıllarına geldikçe yudum yudum su içmeli. Gün sonunda böylece ihtiyaç duyduklarından çok daha fazla su tükettiklerini görecekler. Çünkü sadece susayınca su içildiğinde günlük alınan sıvı miktarı yetersiz kalıyor" diye konuştu.
'ŞEKERLİ VE KAFEİNLİ İÇECEKLERİ SINIRLANDIRIN'
Gebelerin yaz aylarında sıvı ağırlıklı beslenmeyi tercih etmeleri gerektiğini belirten Doç. Dr. Akpak, "Sıvı tüketimini artırırken kafeinli içeceklerin fazla tüketilmemesi gerekiyor. Şekerli yiyecek ve içecekler konusunda da dikkatli olunmalı. Çünkü bunlar vücudun sıvı ihtiyacını artırıyor ve sıvı rezervlerinin azalmasına neden olabiliyor" dedi.
Gebelerin tamamen hareketsiz kalmaması gerektiğini dile getiren Doç. Dr. Akpak, dolaşımın sağlıklı olması için düzenli yürüyüş önerdiklerini vurgulayıp, şunları söyledi:
"Yürüyüşlerin sabah erken saatlerde ya da akşam serinliğinde yapılmasını istiyoruz. Güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmamalı. Açık renkli, hafif ve terletmeyen kıyafetler tercih edilmeli. Şapka kullanılmalı ve özellikle yüz gibi güneş gören bölgeler için yüksek koruma faktörlü güneş kremleri ihmal edilmemeli. Gebelerin ciltleri daha hassas olduğu için güneş lekesi oluşma riski de daha yüksektir. Ayrıca güneşten korunmak sıvı kaybını azaltmaya da yardımcı olur."
'ESAS SORUN HAVUZDAKİ YÜKSEK KLOR'
Yaz aylarında havuz ve denize girmenin gebeler açısından sıkça merak edilen konular arasında yer aldığını ifade eden Doç. Dr. Akpak, "Gebelerimizin bu konuda kaygıları var. Öncelikle deniz ya da havuzdan çıktıktan sonra ıslak mayo veya bikiniyle kalınmamalı, hemen kuru kıyafet giyilmeli. Deniz, tuzlu su nedeniyle bizim açımızdan daha güvenli bir seçenek. Havuzdan enfeksiyon kapıldığı düşünülüyor ancak esas sorun havuzdaki yüksek klor oranı. Klor vajinal florayı bozabiliyor ve bu durum zamanla enfeksiyon gelişmesine zemin hazırlayabiliyor. Bu nedenle imkan varsa denizi tercih edilmeli. Ancak bu, havuza kesinlikle girilmez anlamına gelmiyor" ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Akpak, su içerisinde hareket etmenin gebeler için oldukça faydalı olduğunun da altını çizip, "Suyun kaldırma kuvveti sayesinde eklemlere binen yük azalıyor. Böylece anne adayları daha rahat hareket edebiliyor ve egzersizlerini daha konforlu şekilde yapabiliyor" diye konuştu.
Doç. Dr. Akpak, "Gebelerin yaz aylarında çok yağlı ve çok şekerli gıdalardan uzak durmalarını istiyoruz. Gebelikte bağırsak sistemi daha hassas çalışıyor. Yanlış beslenme ishal gibi sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle dengeli ve hafif beslenmeleri büyük önem taşıyor" dedi. Gebeliğin her döneminin farklı özellikler taşıdığını belirten Doç. Dr. Akpak, "İlk üç ayda anne adayları bu sorunları çok yoğun yaşamıyor. Ancak gebeliğin 20'nci haftasından sonra ve özellikle son üç ayda anne adaylarının sıvı kaybı, ishal ve güneşe maruz kalma gibi durumlardan daha fazla etkilenmesi söz konusu oluyor. Bu nedenle gebeliğin ikinci yarısından itibaren saydığımız önlemlere çok daha fazla özen gösterilmesi gerekiyor."(DHA)
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler