İzmir depreminde oğlunu kaybeden anne, Kahramanmaraş'ta başka hayatlara umut oldu
İzmir depreminde oğlunu kaybeden anne, Kahramanmaraş'ta başka hayatlara umut oldu
Haber Giriş Tarihi: 30.10.2026 10:29
Haber Güncellenme Tarihi: 30.10.2026 10:29
Kaynak:
DHA
Kadir ÖZEN/İZMİR, (DHA) -İZMİR'de 30 Ekim 2020'de meydana gelen depremde 12 yaşındaki oğlu Halil Berk'i ve köpeği 'Alf'i kaybeden Meryem Kaya Öztürk (46), yaşadığı acının ardından kendisini başkalarının hayatına dokunmaya adadı. Uluslararası kurtarma sertifikası alan, birçok arama kurtarma ekibinde görev yapan ayrıca Kahramanmaraş merkezli depremler başta olmak üzere çok sayıda afette görev alan Öztürk, "Hepimizin hayata bir tutunma şekli var. Eğer evlatlarını kaybeden aileler varsa onlara ne iyi gelecekse, onu yapmalarını tavsiye ediyorum. Benim amacım bir hayata, bir cana dokunmaktı" dedi.
Seferihisar ilçesi açıklarında 30 Ekim 2020'de saat 14.51'de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki deprem, kentte büyük yıkıma yol açtı. Bayraklı ve Bornova'da çok sayıda binanın yıkıldığı depremde 117 kişi hayatını kaybetti, 1032 kişi yaralandı. Depremde yaşamını yitirenler arasında Meryem Kaya Öztürk'ün 12 yaşındaki oğlu Halil Berk de vardı. Öztürk, oğluyla birlikte köpeği 'Alf'i de kaybetti. Halil Berk'ten geriye gitar çaldığı sırada annesine, "Benim videom kime hatıra kalacak?" diye sorduğu, Öztürk'ün "Bana" yanıtını verdiği anlar kaldı.
BİRÇOK AFETTE GÖREV ALDI
Depremin ardından yaşadığı acıyla mücadele eden Meryem Kaya Öztürk, benzer felaketleri yaşayan insanlara yardım edebilmek için harekete geçti. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Arama Kurtarma Derneği (AKUT) başta olmak üzere arama kurtarma çalışmalarında görev alan Öztürk, eğitim süreçlerinden geçerek kendisini geliştirdi. Uluslararası kurtarma sertifikası da alan Öztürk, en çaresiz anlarında insanlara destek olabilmek için çalışmaya başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan Öztürk, 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerin ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarında da görev yaptı. İzmir depreminde yaşadığı çaresizliği başka insanların yaşamaması için mücadele eden Öztürk, farklı afetlerde de sahada görev alarak çalışmalara katkı sundu.
'BERK'E ULAŞMAMIZ 23 SAAT SÜRDÜ'
Yıkılan Barış Sitesi C Blok'ta yaşadıklarını belirten Meryem Kaya Öztürk, "Deprem günü iş yerlerindeydik. Pandemiden dolayı okullar tatildi. Berk, köpeğiyle birlikte evdeydi. O dönem tıbbi mümessil olarak çalıştığım iş yerim, evime yakındı. Eve doğru koşmaya başladım. Ulaştığımda karşılaştığım manzara şoke ediciydi. Evin etrafında dolaşmaya başladım. Berk'in odasından küçük bir boşluk gözüküyordu. O boşluktan seslendim. Girmeye çalıştım. Binanın etrafını da dolaştım. Ses alamadık. Çevreden arkadaşlar, komşular gelmeye başladı. Fakat yapabileceğiniz hiçbir şey yoktu. Profesyonel ekiplerin gelmesini bekledik. Onların gelmesi de zaman aldı. 3-4 saat içerisinde çocuğumdan ses almaya çalıştık. Berk'e ulaşmamız 23 saat sürdü. Bekleyişimiz sancılı oldu. Berk'e ulaşıldığında çok geçti. Berk için yapılabilecek hiçbir şey yoktu" dedi.
'GERİDE KALAN DİĞER ÇOCUKLAR İÇİN ÇOK ŞEY YAPABİLECEĞİMİ FARK ETTİM'
Oğlunun ölümüyle hayatının değiştiğini ve işinden istifa ettiğini söyleyen Öztürk, "Berk'in gidişinden sonra hayata bakışım değişti. Yas sürecinden sonra Berk için hiçbir şey yapamayacağımı, geride kalan diğer çocuklar için çok şey yapabileceğimi fark ettim. O 23 saat, bana çok şey öğretti. Profesyonel ekipleri görünce kendimi yetiştirmek istedim. Bir canlıya, bir hayata dokunmak iyi gelecekti. Önce AFAD'a gönüllü olarak başladım. AFAD'daki eğitimlerimi tamamladım. Hatta o gönüllülük akreditasyonunu sürecini tamamladım. Sonrasında AKUT'a üye oldum. 5 yıl içerisinde sürekli hiç aralıksız eğitimlerimize devam ettik" diye konuştu.
'İSLAHİYE'Yİ GÖRDÜKTEN SONRA ACIM KÜÇÜLDÜ'
Öztürk, "Kahramanmaraş'ta İslahiye'deydim. Durum içler acısıydı. İslahiye'yi gördükten sonra acım küçüldü. Kendi acıma şükrettim. Aslında İslahiye'ye inene kadar çok tedirgindim. Gerçek anlamda katıldığım ilk operasyondu. Bu ilk afet görevimdi. Orada Berk'in annesi gitti yerine Meryem geldi. Tamamen kurtarma ekibi kimliğinizle görev yapıyorsunuz. Panik yapma şansınız yok. Bir can, hayat söz konusu. Bütün gücünüzü toplayarak afetzedeye destek olabilmek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Canımın çok yandığı anlar oldu. İçimin çok sızladığı anlar oldu. Ama pes etme şansınız yok. Hayata tutunanları görmek mutlu eden kısım. Ben de enkazda bekleyen bir anne olarak o sürecin nasıl sancılı yaşandığını bildiğim için bir anneye sarılmak, o mutluluk anını paylaşmak tarifsiz bir duygu. Keşke hiç afetler olmasa, yaşanmasa" dedi.
'BAŞARDIM'
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'nda görev yaptığını dile getiren Öztürk, "Hepimizin hayata bir tutunma şekli var. Eğer evlatlarını kaybeden aileler varsa onlara ne iyi gelecekse, onu yapmalarını tavsiye ediyorum. Çocuklarından kalan bir anıya, bir hatıraya, onlara iyi gelecek her şeye sarılabilirler. Benim amacım bir hayata, bir cana dokunmaktı çok şükür ki bunu başardım. Enkazın içine girerek dışına çıkabildim. Kendimle gurur duyuyorum ve çok mutluyum. Bir nebze de olsa faydalı olabiliyorsam, insanlık adına bir şeyler yapabiliyorsam kendimi mutlu hissediyorum" diye konuştu.(DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İzmir depreminde oğlunu kaybeden anne, Kahramanmaraş'ta başka hayatlara umut oldu
Kadir ÖZEN/İZMİR, (DHA) -İZMİR'de 30 Ekim 2020'de meydana gelen depremde 12 yaşındaki oğlu Halil Berk'i ve köpeği 'Alf'i kaybeden Meryem Kaya Öztürk (46), yaşadığı acının ardından kendisini başkalarının hayatına dokunmaya adadı. Uluslararası kurtarma sertifikası alan, birçok arama kurtarma ekibinde görev yapan ayrıca Kahramanmaraş merkezli depremler başta olmak üzere çok sayıda afette görev alan Öztürk, "Hepimizin hayata bir tutunma şekli var. Eğer evlatlarını kaybeden aileler varsa onlara ne iyi gelecekse, onu yapmalarını tavsiye ediyorum. Benim amacım bir hayata, bir cana dokunmaktı" dedi.
Seferihisar ilçesi açıklarında 30 Ekim 2020'de saat 14.51'de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki deprem, kentte büyük yıkıma yol açtı. Bayraklı ve Bornova'da çok sayıda binanın yıkıldığı depremde 117 kişi hayatını kaybetti, 1032 kişi yaralandı. Depremde yaşamını yitirenler arasında Meryem Kaya Öztürk'ün 12 yaşındaki oğlu Halil Berk de vardı. Öztürk, oğluyla birlikte köpeği 'Alf'i de kaybetti. Halil Berk'ten geriye gitar çaldığı sırada annesine, "Benim videom kime hatıra kalacak?" diye sorduğu, Öztürk'ün "Bana" yanıtını verdiği anlar kaldı.
BİRÇOK AFETTE GÖREV ALDI
Depremin ardından yaşadığı acıyla mücadele eden Meryem Kaya Öztürk, benzer felaketleri yaşayan insanlara yardım edebilmek için harekete geçti. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Arama Kurtarma Derneği (AKUT) başta olmak üzere arama kurtarma çalışmalarında görev alan Öztürk, eğitim süreçlerinden geçerek kendisini geliştirdi. Uluslararası kurtarma sertifikası da alan Öztürk, en çaresiz anlarında insanlara destek olabilmek için çalışmaya başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan Öztürk, 6 Şubat 2023'te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerin ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarında da görev yaptı. İzmir depreminde yaşadığı çaresizliği başka insanların yaşamaması için mücadele eden Öztürk, farklı afetlerde de sahada görev alarak çalışmalara katkı sundu.
'BERK'E ULAŞMAMIZ 23 SAAT SÜRDÜ'
Yıkılan Barış Sitesi C Blok'ta yaşadıklarını belirten Meryem Kaya Öztürk, "Deprem günü iş yerlerindeydik. Pandemiden dolayı okullar tatildi. Berk, köpeğiyle birlikte evdeydi. O dönem tıbbi mümessil olarak çalıştığım iş yerim, evime yakındı. Eve doğru koşmaya başladım. Ulaştığımda karşılaştığım manzara şoke ediciydi. Evin etrafında dolaşmaya başladım. Berk'in odasından küçük bir boşluk gözüküyordu. O boşluktan seslendim. Girmeye çalıştım. Binanın etrafını da dolaştım. Ses alamadık. Çevreden arkadaşlar, komşular gelmeye başladı. Fakat yapabileceğiniz hiçbir şey yoktu. Profesyonel ekiplerin gelmesini bekledik. Onların gelmesi de zaman aldı. 3-4 saat içerisinde çocuğumdan ses almaya çalıştık. Berk'e ulaşmamız 23 saat sürdü. Bekleyişimiz sancılı oldu. Berk'e ulaşıldığında çok geçti. Berk için yapılabilecek hiçbir şey yoktu" dedi.
'GERİDE KALAN DİĞER ÇOCUKLAR İÇİN ÇOK ŞEY YAPABİLECEĞİMİ FARK ETTİM'
Oğlunun ölümüyle hayatının değiştiğini ve işinden istifa ettiğini söyleyen Öztürk, "Berk'in gidişinden sonra hayata bakışım değişti. Yas sürecinden sonra Berk için hiçbir şey yapamayacağımı, geride kalan diğer çocuklar için çok şey yapabileceğimi fark ettim. O 23 saat, bana çok şey öğretti. Profesyonel ekipleri görünce kendimi yetiştirmek istedim. Bir canlıya, bir hayata dokunmak iyi gelecekti. Önce AFAD'a gönüllü olarak başladım. AFAD'daki eğitimlerimi tamamladım. Hatta o gönüllülük akreditasyonunu sürecini tamamladım. Sonrasında AKUT'a üye oldum. 5 yıl içerisinde sürekli hiç aralıksız eğitimlerimize devam ettik" diye konuştu.
'İSLAHİYE'Yİ GÖRDÜKTEN SONRA ACIM KÜÇÜLDÜ'
Öztürk, "Kahramanmaraş'ta İslahiye'deydim. Durum içler acısıydı. İslahiye'yi gördükten sonra acım küçüldü. Kendi acıma şükrettim. Aslında İslahiye'ye inene kadar çok tedirgindim. Gerçek anlamda katıldığım ilk operasyondu. Bu ilk afet görevimdi. Orada Berk'in annesi gitti yerine Meryem geldi. Tamamen kurtarma ekibi kimliğinizle görev yapıyorsunuz. Panik yapma şansınız yok. Bir can, hayat söz konusu. Bütün gücünüzü toplayarak afetzedeye destek olabilmek için elinizden geleni yapıyorsunuz. Canımın çok yandığı anlar oldu. İçimin çok sızladığı anlar oldu. Ama pes etme şansınız yok. Hayata tutunanları görmek mutlu eden kısım. Ben de enkazda bekleyen bir anne olarak o sürecin nasıl sancılı yaşandığını bildiğim için bir anneye sarılmak, o mutluluk anını paylaşmak tarifsiz bir duygu. Keşke hiç afetler olmasa, yaşanmasa" dedi.
'BAŞARDIM'
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı'nda görev yaptığını dile getiren Öztürk, "Hepimizin hayata bir tutunma şekli var. Eğer evlatlarını kaybeden aileler varsa onlara ne iyi gelecekse, onu yapmalarını tavsiye ediyorum. Çocuklarından kalan bir anıya, bir hatıraya, onlara iyi gelecek her şeye sarılabilirler. Benim amacım bir hayata, bir cana dokunmaktı çok şükür ki bunu başardım. Enkazın içine girerek dışına çıkabildim. Kendimle gurur duyuyorum ve çok mutluyum. Bir nebze de olsa faydalı olabiliyorsam, insanlık adına bir şeyler yapabiliyorsam kendimi mutlu hissediyorum" diye konuştu.(DHA)
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler