Gizem KARADAĞ-Celal ATALAY/ANKARA, (DHA)- ANKARA'da yaşayan Melisa Can (28) nadir görülen 'Moyamoya hastalığı' nedeniyle yaşadığı kalıcı iskemi ve inme riskinden cerrahi operasyonla kurtuldu. Beynin kan akışını destekleyecek yeni bir damar yolu oluşturulan Melisa, uyuşma, konuşma bozukluğu ve yazı yazmakta güçlük gibi şikayetlerini de atlattı.
Hemşire Melisa Can’ın, 2011 yılında babasını kaybettiği dönemde sağ kolunda başlayan uyuşma şikayeti zamanla ilerledi. Beklenmedik anlarda nöbet şeklinde kasılmalar yaşayan Melisa, yazamamaya ve konuşamamaya başladı. 2017 yılında nöroloji servisine başvuran Melisa'ya 'Moyamoya hastalığı' tanısı konuldu. Melisa Can, nadir görülen beyin damar hastalığına karşı bir süre ilaç tedavisi görmesine rağmen şikayetleri devam edince tekrar özel hastaneye başvurdu. Yapılan kontrollerde beynin sol tarafını besleyen ana damarda ciddi daralma olduğu belirlendi. Kalıcı iskemi ve inme riski bulunduğu belirlenen Melisa Can’a cerrahi operasyon uygulandı. Beynin kan akışını destekleyecek yeni bir damar yolu oluşturulan Melisa, uyuşma, konuşma bozukluğu ve yazı yazmakta güçlük gibi şikayetlerinden kurtuldu. Düzenli kontrolleri devam eden Melisa Can, günlük yaşamına sağlıklı şekilde devam ediyor.
'KENDİMİ ÇOK İYİ HİSSEDİYORUM'
Melisa Can, hastalığın ilk belirtilerinin 2011 yılında babasının cenazesinde sağ kolundaki uyuşmayla hissettiğini söyleyerek, "Bir süre geçeceğini umut ettim. Ankara'ya döndükten sonra şikayetlerim giderek artmaya başladı. Yazı yazamamaya ve konuşamamaya başladım. Sürekli birbirini takip eden belirtiler değildi. Ara ara gelen ve hiç beklenmedik bir anda nöbet şeklinde gelişiyordu, kasılmalar oluyordu. Daha sonra nöroloji servisine başvurdum. Çeşitli tetkikler yapıldı, genetik yatkınlığa bakıldı. 2017 yılında 'Moyamoya hastalığı' tanısı aldım. Sonrasında ilaç tedavisi uygulandı. Hastalığımın durduğuna dair bilgi verilmişti. Daha sonra takibini bıraktım. Hastalığın ileride kalıcı inme riskine yol açabileceğini öğrendiğimde çok korktum. Tanı aldıktan 5 yıl sonra ameliyatım gerçekleşti. Şu an kendimi çok iyi hissediyorum. Çok iyiyim, çok sağlıklıyım, her şey yolunda" dedi.
'KALICI FONKSİYON KAYIPLARI AZALDI'
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Burak Karaaslan, Melisa'nın vücudun sağ tarafında uyuşukluk, konuşma bozukluğu gibi bulgularla hastaneye başvurduğunu söyleyerek, "Yapılan görüntüleme yöntemlerinde ve tetkiklerinde Melisa'da 'Moyamoya hastalığı'na bağlı sol ana damarında çok ciddi bir daralma saptandı. Bu geçici bulgular kalıcı iskemi ve inme yaratacak duruma ilerlemek üzereydi ve tedavi kararı aldık. Bunun üzerine Melisa'ya bypass cerrahisi uygulayıp, beyindeki beslenme bozukluğunu azaltacak beyne yeni bir kan akış yolu yapıldı. Böylece Melisa'da uzun dönemde olabilecek iskemi ve inme riski azalmış duruma geldi. Melisa’nın belirli aralıklarla mutlaka düzenli takibi gerekmektedir. Şu anda Melisa açısından her şey yolunda gidiyor. Ameliyattan önceki yaşadığı şikayetlerin birçoğu geride kaldı. En önemlisi ileride yaşayabileceği iskemi ve inmeye bağlı güçsüzlük ve konuşma bozuklukları gibi kalıcı fonksiyon kayıpları riskinin çok azalmış olmasıdır" diye konuştu.
'KALICI İNME RİSKİNE KARŞI ERKEN TANI ÖNEMLİ'
Moyamoya hastalığının, nadir görülen bir hastalık olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karaaslan, "Buradaki ana problem, beyni besleyen damarlar zaman içinde daralarak ve tıkanarak beyinde beslenme bozukluklarına bağlı iskemi, inme ya da bazı hasta grubunda kanama gibi problemlerle kendini ortaya çıkarıyor. Asıl ana problem beyni besleyen damarlardaki ilerleyici tıkanıklıktır. Genetik faktörlerin de olduğunu söylenir ama o aile üyesinde sadece bir kişide görülme durumları da mevcuttur. Zaman içinde ilerleyici bir şekilde beyni besleyen ana damarlarda daralma oluşuyor. Beyin bunu dengelemek adına yeni bir damarlanma yapısı oluşturmaya çalışıyor; fakat bu damarlar çok küçük oldukları için yeterli olmayabiliyorlar. İskemi ve inme gibi problemlerle hasta bize başvurabiliyor ya da yine çok ince oldukları için kanama yaratabiliyorlar. Hastalar bu sefer beyin kanaması gibi problemlerle bize başvurabiliyorlar. Bu hastalarda önemli olan erken tanıyla kalıcı iskemi, inme ya da kanama gibi bir problem olmadan beynin o bölümündeki kan ihtiyacını karşılayacak dışarıdan yeni bir kan yolağı yaratmak" dedi. (DHA)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Melisa, kalıcı inme riskinden ameliyatla kurtuldu
Gizem KARADAĞ-Celal ATALAY/ANKARA, (DHA)- ANKARA'da yaşayan Melisa Can (28) nadir görülen 'Moyamoya hastalığı' nedeniyle yaşadığı kalıcı iskemi ve inme riskinden cerrahi operasyonla kurtuldu. Beynin kan akışını destekleyecek yeni bir damar yolu oluşturulan Melisa, uyuşma, konuşma bozukluğu ve yazı yazmakta güçlük gibi şikayetlerini de atlattı.
Hemşire Melisa Can’ın, 2011 yılında babasını kaybettiği dönemde sağ kolunda başlayan uyuşma şikayeti zamanla ilerledi. Beklenmedik anlarda nöbet şeklinde kasılmalar yaşayan Melisa, yazamamaya ve konuşamamaya başladı. 2017 yılında nöroloji servisine başvuran Melisa'ya 'Moyamoya hastalığı' tanısı konuldu. Melisa Can, nadir görülen beyin damar hastalığına karşı bir süre ilaç tedavisi görmesine rağmen şikayetleri devam edince tekrar özel hastaneye başvurdu. Yapılan kontrollerde beynin sol tarafını besleyen ana damarda ciddi daralma olduğu belirlendi. Kalıcı iskemi ve inme riski bulunduğu belirlenen Melisa Can’a cerrahi operasyon uygulandı. Beynin kan akışını destekleyecek yeni bir damar yolu oluşturulan Melisa, uyuşma, konuşma bozukluğu ve yazı yazmakta güçlük gibi şikayetlerinden kurtuldu. Düzenli kontrolleri devam eden Melisa Can, günlük yaşamına sağlıklı şekilde devam ediyor.
'KENDİMİ ÇOK İYİ HİSSEDİYORUM'
Melisa Can, hastalığın ilk belirtilerinin 2011 yılında babasının cenazesinde sağ kolundaki uyuşmayla hissettiğini söyleyerek, "Bir süre geçeceğini umut ettim. Ankara'ya döndükten sonra şikayetlerim giderek artmaya başladı. Yazı yazamamaya ve konuşamamaya başladım. Sürekli birbirini takip eden belirtiler değildi. Ara ara gelen ve hiç beklenmedik bir anda nöbet şeklinde gelişiyordu, kasılmalar oluyordu. Daha sonra nöroloji servisine başvurdum. Çeşitli tetkikler yapıldı, genetik yatkınlığa bakıldı. 2017 yılında 'Moyamoya hastalığı' tanısı aldım. Sonrasında ilaç tedavisi uygulandı. Hastalığımın durduğuna dair bilgi verilmişti. Daha sonra takibini bıraktım. Hastalığın ileride kalıcı inme riskine yol açabileceğini öğrendiğimde çok korktum. Tanı aldıktan 5 yıl sonra ameliyatım gerçekleşti. Şu an kendimi çok iyi hissediyorum. Çok iyiyim, çok sağlıklıyım, her şey yolunda" dedi.
'KALICI FONKSİYON KAYIPLARI AZALDI'
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Burak Karaaslan, Melisa'nın vücudun sağ tarafında uyuşukluk, konuşma bozukluğu gibi bulgularla hastaneye başvurduğunu söyleyerek, "Yapılan görüntüleme yöntemlerinde ve tetkiklerinde Melisa'da 'Moyamoya hastalığı'na bağlı sol ana damarında çok ciddi bir daralma saptandı. Bu geçici bulgular kalıcı iskemi ve inme yaratacak duruma ilerlemek üzereydi ve tedavi kararı aldık. Bunun üzerine Melisa'ya bypass cerrahisi uygulayıp, beyindeki beslenme bozukluğunu azaltacak beyne yeni bir kan akış yolu yapıldı. Böylece Melisa'da uzun dönemde olabilecek iskemi ve inme riski azalmış duruma geldi. Melisa’nın belirli aralıklarla mutlaka düzenli takibi gerekmektedir. Şu anda Melisa açısından her şey yolunda gidiyor. Ameliyattan önceki yaşadığı şikayetlerin birçoğu geride kaldı. En önemlisi ileride yaşayabileceği iskemi ve inmeye bağlı güçsüzlük ve konuşma bozuklukları gibi kalıcı fonksiyon kayıpları riskinin çok azalmış olmasıdır" diye konuştu.
'KALICI İNME RİSKİNE KARŞI ERKEN TANI ÖNEMLİ'
Moyamoya hastalığının, nadir görülen bir hastalık olduğunu ifade eden Doç. Dr. Karaaslan, "Buradaki ana problem, beyni besleyen damarlar zaman içinde daralarak ve tıkanarak beyinde beslenme bozukluklarına bağlı iskemi, inme ya da bazı hasta grubunda kanama gibi problemlerle kendini ortaya çıkarıyor. Asıl ana problem beyni besleyen damarlardaki ilerleyici tıkanıklıktır. Genetik faktörlerin de olduğunu söylenir ama o aile üyesinde sadece bir kişide görülme durumları da mevcuttur. Zaman içinde ilerleyici bir şekilde beyni besleyen ana damarlarda daralma oluşuyor. Beyin bunu dengelemek adına yeni bir damarlanma yapısı oluşturmaya çalışıyor; fakat bu damarlar çok küçük oldukları için yeterli olmayabiliyorlar. İskemi ve inme gibi problemlerle hasta bize başvurabiliyor ya da yine çok ince oldukları için kanama yaratabiliyorlar. Hastalar bu sefer beyin kanaması gibi problemlerle bize başvurabiliyorlar. Bu hastalarda önemli olan erken tanıyla kalıcı iskemi, inme ya da kanama gibi bir problem olmadan beynin o bölümündeki kan ihtiyacını karşılayacak dışarıdan yeni bir kan yolağı yaratmak" dedi. (DHA)
Kaynak: DHA
En Çok Okunan Haberler