Kars Kalesi UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmayı bekliyor
Kars Kalesi UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmayı bekliyor
Haber Giriş Tarihi: 05.07.2026 09:57
Haber Güncellenme Tarihi: 05.07.2026 09:57
Kaynak:
İHA
Kars’ın simgeleri arasında yer alan ve her gün yüzlerce ziyaretçiyi ağırlayan, asırlara meydan okuyan görkemiyle şehrin en önemli tarihi yapıları arasında bulunan yaklaşık bin yıllık Kars Kalesi, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmayı bekliyor.
Şehrin yüksek bir noktasında konumlanan ve Kars’ın panoramik manzarasını ziyaretçilerine sunan Kars Kalesi, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaparken savaşlara, kuşatmalara ve yıkımlara rağmen ayakta kalmayı da başardı.
Kafkas Üniversitesi Dede Korkut Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Tarihçi Prof. Dr. Yaşar Kop, yaklaşık bin yıldır ayakta kalan Kars Kalesi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alması gerektiğini belirterek, kalenin yalnızca Kars’ın değil, Anadolu’nun ve Türk-İslam tarihinin en önemli kültürel miraslarından biri olduğunu söyledi.
"Panoramik bir merkezde olan bir Kars Kalesi var"
Prof. Dr. Yaşar Kop, "Şu an arkamızda bin ayakta duran ve halen daha aynı ihtişamını devam ettiren bir kale var. Kalemiz Kars Kalesi. Karsak boyundan ismini almış. Milattan önce 130’larda buraya gelip yerleşen Karsak boyundan. Burada şu an benim size anlatacağım, benim size söyleyeceklerim Kars Kalesi’nin tarihi ile ilgili şeyler değil. Özellikle ehemmiyeti üzerine. Elbette ki Kars Kalesi’nin bir tarihi var. İşte Anadolu Selçuklu hükümdarı I. Rükneddin Mesut’un isteği üzerine Melik İzzet, Sultan Melik İzzet’in emriyle Firuz Akaya yaptırılmış 1152’de. Elbette ki bunun haricinde 220 tane burcu var. Bunu da bilmek gerekir. Eninin uzunluğu 90 metre, gerçek uzunluk 250 metre ya da etrafıyla beraber 27 bin metre. Bunlar da elzem. Ya da içerisinde camisi ya da mescidi ki mescit normalde büyüğü cami küçüğüdür ama bugün günümüzde tersini söylüyoruz. Bunlar var, cephanelik var, hamam var, koğuş var. Tam bir kompleks. Ama özellikle panoramik bir merkezde olan bir Kars Kalesi var" dedi.
"UNESCO Listesi’nde yer almaması büyük eksiklik"
Kars’ta son verilere göre yaklaşık 810 tescilli kültür varlığının bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Kop, buna rağmen Kars Kalesi’nin ne UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde ne de UNESCO Geçici Miras Listesi’nde yer almamasının büyük bir eksiklik olduğunu kaydetti. Kop, "Sağına, soluna baktığımızda toplam 263 tane tescilli yapısı olan ki Kars’ta şu an son verilere göre 810 tane tescilli yapı var. Bu yapılara rağmen ne 22 tane koruma altına alınan kalıcı listede olan UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde, ne de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde şu an halihazırda 79 tane ki çoğusu tamamlanmaya yakın 72 civarında kültürel yapıdan oluşan geçici miras listesi var. Hiçbirinde olmayan muazzam bir kalenin önündeyiz. Niye olmalı? Tıpkı 2015 yılında Diyarbakır Kalesi’nin kalıcı listede olmasından ya da 79 tanesinin hiçbirinden eksik olmayan bu kalenin etrafında Evliya Camisi olarak bildiğimiz Harekani Hazretleri’nin türbesi ve külliyesi ve camisi var. Sadece o da değil, Osmanlı Devleti’nde Süleyman Paşa Camisi olarak bilinen Kümbet Camisi var. Ya da o da değil, Laçın Beyi var. O da değil, Yağlı ya da Ulu Cami olarak bildiğimiz camimiz var. Sadece cami mi var? Hayır. Namık Kemal’in 1853-54 yılında, mutasarruf olan dedesinin yanında kaldığı, hatta ilk dizelerini kaleme aldığı Namık Kemal’in kültür evi var. Sadece bu da değil. Hemen orada 1579 yılında yapılan, son halini 1724-25 yılında ele aldığımız Taşköprü var. Hamamlar var. Hamamlar bir devletin temizliğe verdiği önemi medeniyetin temelini gösterir. Bu kadar elzem olan bir yerin ivedilikle, kesinlikle en azından UNESCO’nun geçici listesine dahil edilmesi lazım" diye konuştu.
"Kars Kalesi Dünya Mirası olmayı hak ediyor"
Kars Kalesi’nin yalnızca filmlere ve belgesellere konu olacak bir yapı olmadığını belirten Prof. Dr. Yaşar Kop, "Bu ihtişamını bin yıldır koruyan Kars Kalesi’nin artık UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alması gerekiyor. Böyle bir yerin ne UNESCO’nun ne de diğer yetkililerin gözü ardı etmemesi gerektiğinden dolayı ihtişamını, muazzamlığını koruyan bu kalenin sadece Türk sinemalarında yer almaması, UNESCO’nun Dünya Mirası listesinde de yer alması bizler açısından Karslılar açısından, bilim adamları açısından, tarihçiler açısından çok elzemdir. Bunu belirtmek istiyorum" şeklinde konuştu.
Öte yandan, hem tarih meraklılarının hem de fotoğraf tutkunlarının uğrak noktası haline gelen Kars Kalesi, özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görüyor. Kaleye çıkan ziyaretçiler, bir yandan binlerce yıllık tarihin izlerini keşfederken diğer yandan Kars Çayı, tarihi Taş Köprü ve kent merkezinin eşsiz manzarasını seyretme fırsatı buluyor.
Kars turizminin lokomotif değerlerinden biri olan Kars Kalesi, geçmişten günümüze taşıdığı tarihi mirasıyla ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkarırken, şehrin kültürel hafızasının da en önemli sembollerinden biri olmayı sürdürüyor. Kars Kalesi UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almayı bekliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kars Kalesi UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınmayı bekliyor
Şehrin yüksek bir noktasında konumlanan ve Kars’ın panoramik manzarasını ziyaretçilerine sunan Kars Kalesi, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaparken savaşlara, kuşatmalara ve yıkımlara rağmen ayakta kalmayı da başardı.
Kafkas Üniversitesi Dede Korkut Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Tarihçi Prof. Dr. Yaşar Kop, yaklaşık bin yıldır ayakta kalan Kars Kalesi’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alması gerektiğini belirterek, kalenin yalnızca Kars’ın değil, Anadolu’nun ve Türk-İslam tarihinin en önemli kültürel miraslarından biri olduğunu söyledi.
"Panoramik bir merkezde olan bir Kars Kalesi var"
Prof. Dr. Yaşar Kop, "Şu an arkamızda bin ayakta duran ve halen daha aynı ihtişamını devam ettiren bir kale var. Kalemiz Kars Kalesi. Karsak boyundan ismini almış. Milattan önce 130’larda buraya gelip yerleşen Karsak boyundan. Burada şu an benim size anlatacağım, benim size söyleyeceklerim Kars Kalesi’nin tarihi ile ilgili şeyler değil. Özellikle ehemmiyeti üzerine. Elbette ki Kars Kalesi’nin bir tarihi var. İşte Anadolu Selçuklu hükümdarı I. Rükneddin Mesut’un isteği üzerine Melik İzzet, Sultan Melik İzzet’in emriyle Firuz Akaya yaptırılmış 1152’de. Elbette ki bunun haricinde 220 tane burcu var. Bunu da bilmek gerekir. Eninin uzunluğu 90 metre, gerçek uzunluk 250 metre ya da etrafıyla beraber 27 bin metre. Bunlar da elzem. Ya da içerisinde camisi ya da mescidi ki mescit normalde büyüğü cami küçüğüdür ama bugün günümüzde tersini söylüyoruz. Bunlar var, cephanelik var, hamam var, koğuş var. Tam bir kompleks. Ama özellikle panoramik bir merkezde olan bir Kars Kalesi var" dedi.
"UNESCO Listesi’nde yer almaması büyük eksiklik"
Kars’ta son verilere göre yaklaşık 810 tescilli kültür varlığının bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Kop, buna rağmen Kars Kalesi’nin ne UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde ne de UNESCO Geçici Miras Listesi’nde yer almamasının büyük bir eksiklik olduğunu kaydetti. Kop, "Sağına, soluna baktığımızda toplam 263 tane tescilli yapısı olan ki Kars’ta şu an son verilere göre 810 tane tescilli yapı var. Bu yapılara rağmen ne 22 tane koruma altına alınan kalıcı listede olan UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde, ne de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde şu an halihazırda 79 tane ki çoğusu tamamlanmaya yakın 72 civarında kültürel yapıdan oluşan geçici miras listesi var. Hiçbirinde olmayan muazzam bir kalenin önündeyiz. Niye olmalı? Tıpkı 2015 yılında Diyarbakır Kalesi’nin kalıcı listede olmasından ya da 79 tanesinin hiçbirinden eksik olmayan bu kalenin etrafında Evliya Camisi olarak bildiğimiz Harekani Hazretleri’nin türbesi ve külliyesi ve camisi var. Sadece o da değil, Osmanlı Devleti’nde Süleyman Paşa Camisi olarak bilinen Kümbet Camisi var. Ya da o da değil, Laçın Beyi var. O da değil, Yağlı ya da Ulu Cami olarak bildiğimiz camimiz var. Sadece cami mi var? Hayır. Namık Kemal’in 1853-54 yılında, mutasarruf olan dedesinin yanında kaldığı, hatta ilk dizelerini kaleme aldığı Namık Kemal’in kültür evi var. Sadece bu da değil. Hemen orada 1579 yılında yapılan, son halini 1724-25 yılında ele aldığımız Taşköprü var. Hamamlar var. Hamamlar bir devletin temizliğe verdiği önemi medeniyetin temelini gösterir. Bu kadar elzem olan bir yerin ivedilikle, kesinlikle en azından UNESCO’nun geçici listesine dahil edilmesi lazım" diye konuştu.
"Kars Kalesi Dünya Mirası olmayı hak ediyor"
Kars Kalesi’nin yalnızca filmlere ve belgesellere konu olacak bir yapı olmadığını belirten Prof. Dr. Yaşar Kop, "Bu ihtişamını bin yıldır koruyan Kars Kalesi’nin artık UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alması gerekiyor. Böyle bir yerin ne UNESCO’nun ne de diğer yetkililerin gözü ardı etmemesi gerektiğinden dolayı ihtişamını, muazzamlığını koruyan bu kalenin sadece Türk sinemalarında yer almaması, UNESCO’nun Dünya Mirası listesinde de yer alması bizler açısından Karslılar açısından, bilim adamları açısından, tarihçiler açısından çok elzemdir. Bunu belirtmek istiyorum" şeklinde konuştu.
Öte yandan, hem tarih meraklılarının hem de fotoğraf tutkunlarının uğrak noktası haline gelen Kars Kalesi, özellikle yaz aylarında yoğun ilgi görüyor. Kaleye çıkan ziyaretçiler, bir yandan binlerce yıllık tarihin izlerini keşfederken diğer yandan Kars Çayı, tarihi Taş Köprü ve kent merkezinin eşsiz manzarasını seyretme fırsatı buluyor.
Kars turizminin lokomotif değerlerinden biri olan Kars Kalesi, geçmişten günümüze taşıdığı tarihi mirasıyla ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkarırken, şehrin kültürel hafızasının da en önemli sembollerinden biri olmayı sürdürüyor. Kars Kalesi UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almayı bekliyor.
Kaynak: İHA
En Çok Okunan Haberler