Gazeteci, her şeyden önce bir "belge avcısı" olmak zorundadır. Siyasetçinin ağzından çıkan süslü lafların, kürsü nutuklarının arkasındaki gerçeği ancak ve ancak devletin resmi evrakları söyler. Önümüze konan son belgeler, Bursa’nın Yenişehir ilçesinde kapalı kapılar ardında nasıl bir rant haritasının çizilmek istendiğini tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır.
Olay, İYİ Parti Meclis Üyesi Ali Çağrı Sal’ın Yenişehir Belediye Meclisinde kürsüye çıkıp elindeki notlardan o ağır soruyu sormasıyla patlak verdi. Sorulan soru şuydu: "Belediyelerin FETÖ imamı olduğu iddia edilen kişi veya kişilerle görüşülmüş müdür?"
Belediye Başkanı Ercan Özel’in bu soruya verdiği yanıt ise siyaset tarihinin ibretlik vesikalarından biri olarak kayıtlara geçti: "Biz binlerce insanla görüşüyoruz, sizler de binlerce insanla görüşüyorsunuz..."
Gazeteci olarak soruyoruz: Sayın Başkan, "görüşmedim" diyerek net bir inkarda bulunmak bu kadar zor mudur? Kamusal bir makamı temsil edenlerin, "binlerce insan" kalabalığının arkasına sığınarak bu tür şaibeli iddiaları zımnen kabul etmesi kamu vicdanını yaralamaz mı?
Bitmedi… İşin asıl iktisadi ve idari boyutu, Çevre Bakanlığının resmi yazılarında ve Ticaret Sicil Gazetesi'nin soğuk sayfalarında gizli.
Yenişehir Belediyesi, meclis üyelerinden bile gizleyerek bin hektarlık tarım arazisini imara açmak için doğrudan Ankara’nın kapısını çalıyor. Ancak Çevre Bakanlığı, bir Haziran tarihli resmi yazıyla belediyeye adeta hukuk dersi vererek "Senin bu planı yapmaya yetkin yok, yetki Bursa Büyükşehir Belediyesindedir" diyerek talebi usulden reddediyor.
Peki, henüz resmi bir imar planı dahi onaylanmamışken, sahada vatandaşa yüzde 50 pay ortaklığı sözleşmesi imzalatmaya kalkan o gizli "yüklenici" kim?
Ticaret Sicil kayıtlarını açıp bakıyoruz. Karşımıza devasa, köklü bir şehircilik holdingi çıkmıyor. Karşımızda, henüz 22.01.2025 tarihinde kurulmuş, yani 1,5 yıllık, tek ortaklı bir tabela şirketi var!
Şimdi soralım: Henüz meclis üyelerinin bile bilmediği bin hektarlık devasa imar revizyonu çalışmasını, Ankara merkezli bu 1,5 yıllık tabela şirketi nereden ve nasıl öğrenmiştir? Kim ya da kimler, bu şirkete güvence vererek köylünün, vatandaşın arazisine "yüzde 50 ortaklık" dayatması yaptırmıştır? Büyükşehir Belediyesi ve meclis baypas edilerek yürütülmek istenen bu gizli imar operasyonunun arkasındaki siyasi irade kimdir?
Ve en önemli soru: Kamu vicdanını derinden yaralayan bu imar planı ve peşkeş iddiaları karşısında, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan nasıl bir tavır sergileyecek? Kendi sorumluluk sahalarında dönen bu şaibeli ilişkilere karşı iktidar partisinin duruşu ne olacak?
Biz, tüyü bitmemiş yetimin hakkını, Yenişehir’in tarım topraklarını korumakla mükellefiz. Siyasetçiler kaçamak cevaplarla günü kurtarmaya çalışabilir, ancak resmi belgelerin dili susmaz.
Kamuoyu adına sormaya, deşifre etmeye devam edeceğiz. Çünkü susmak, bu tezgaha ortak olmaktır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mehmet Yasin Soran
Yenişehir’de "Ortaklık" Tezgahı
Gazeteci, her şeyden önce bir "belge avcısı" olmak zorundadır. Siyasetçinin ağzından çıkan süslü lafların, kürsü nutuklarının arkasındaki gerçeği ancak ve ancak devletin resmi evrakları söyler. Önümüze konan son belgeler, Bursa’nın Yenişehir ilçesinde kapalı kapılar ardında nasıl bir rant haritasının çizilmek istendiğini tüm çıplaklığıyla ortaya koymaktadır.
Olay, İYİ Parti Meclis Üyesi Ali Çağrı Sal’ın Yenişehir Belediye Meclisinde kürsüye çıkıp elindeki notlardan o ağır soruyu sormasıyla patlak verdi. Sorulan soru şuydu: "Belediyelerin FETÖ imamı olduğu iddia edilen kişi veya kişilerle görüşülmüş müdür?"
Belediye Başkanı Ercan Özel’in bu soruya verdiği yanıt ise siyaset tarihinin ibretlik vesikalarından biri olarak kayıtlara geçti: "Biz binlerce insanla görüşüyoruz, sizler de binlerce insanla görüşüyorsunuz..."
Gazeteci olarak soruyoruz: Sayın Başkan, "görüşmedim" diyerek net bir inkarda bulunmak bu kadar zor mudur? Kamusal bir makamı temsil edenlerin, "binlerce insan" kalabalığının arkasına sığınarak bu tür şaibeli iddiaları zımnen kabul etmesi kamu vicdanını yaralamaz mı?
Bitmedi… İşin asıl iktisadi ve idari boyutu, Çevre Bakanlığının resmi yazılarında ve Ticaret Sicil Gazetesi'nin soğuk sayfalarında gizli.
Yenişehir Belediyesi, meclis üyelerinden bile gizleyerek bin hektarlık tarım arazisini imara açmak için doğrudan Ankara’nın kapısını çalıyor. Ancak Çevre Bakanlığı, bir Haziran tarihli resmi yazıyla belediyeye adeta hukuk dersi vererek "Senin bu planı yapmaya yetkin yok, yetki Bursa Büyükşehir Belediyesindedir" diyerek talebi usulden reddediyor.
Peki, henüz resmi bir imar planı dahi onaylanmamışken, sahada vatandaşa yüzde 50 pay ortaklığı sözleşmesi imzalatmaya kalkan o gizli "yüklenici" kim?
Ticaret Sicil kayıtlarını açıp bakıyoruz. Karşımıza devasa, köklü bir şehircilik holdingi çıkmıyor. Karşımızda, henüz 22.01.2025 tarihinde kurulmuş, yani 1,5 yıllık, tek ortaklı bir tabela şirketi var!
Şimdi soralım: Henüz meclis üyelerinin bile bilmediği bin hektarlık devasa imar revizyonu çalışmasını, Ankara merkezli bu 1,5 yıllık tabela şirketi nereden ve nasıl öğrenmiştir? Kim ya da kimler, bu şirkete güvence vererek köylünün, vatandaşın arazisine "yüzde 50 ortaklık" dayatması yaptırmıştır? Büyükşehir Belediyesi ve meclis baypas edilerek yürütülmek istenen bu gizli imar operasyonunun arkasındaki siyasi irade kimdir?
Ve en önemli soru: Kamu vicdanını derinden yaralayan bu imar planı ve peşkeş iddiaları karşısında, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan nasıl bir tavır sergileyecek? Kendi sorumluluk sahalarında dönen bu şaibeli ilişkilere karşı iktidar partisinin duruşu ne olacak?
Biz, tüyü bitmemiş yetimin hakkını, Yenişehir’in tarım topraklarını korumakla mükellefiz. Siyasetçiler kaçamak cevaplarla günü kurtarmaya çalışabilir, ancak resmi belgelerin dili susmaz.
Kamuoyu adına sormaya, deşifre etmeye devam edeceğiz. Çünkü susmak, bu tezgaha ortak olmaktır.